ama bedenim için aynı şeyi söyleyemem.
…
İnsanlar beni içime kapalı, nevrotik ve acı
çeken biri olarak tanımlıyorlar.
Bu yanlış anlamanın nereden
kaynaklandığını bir türlü bulamadım.
Ve bu sorun halen
yaşanılmaz bir biçimde devam ediyor…
…
Hala içimde birşeylerin yaşam mücadelesi verdiğini hissediyorum. Hayatımda sıkıntı ve karmaşa yaratmak isteyen insanlar, kendilerini ve varlık nedenlerini açıklayamaz hale geldi.
Uydurulmuş hayaller, metalist sözler, içi boş kavramlar.
İnsanlar yaşamak yerine rol yapıyor nedense!
Bu çok acımasızca!
İnsanlar, derin endişeler, korkular, buhranlar, umursamazlıklar gibi gerçek anlamda birer salgın hastalık haline dönüştüler…
…
Sana yazmış olduğum güncelerde müthiş güçsüz olduğumu
ve insanların görsel düşkünlüğünden şikayet ederdim.
Bu sabah uyandığımda Bilgisayarımı açıp “Msn” listemi
temizledim. Birkaç not aldıktan sonra kapağını kapayıp
dolabıma koydum. Sanırım bir süre başım ağrımayacak.
Biraz yaşamaktan bahsediyorum; Yaşamak…
…
Geç oldu,
Artık gitmeliyim·••
…
Bu Filmi Mutlaka izleyin: Aşk ve Gurur (Pride Prejudice)
Bu Kitabı Mutlaka okuyun: İstanbul Hatırası (Ahmet ÜMİT)
Bu Şarkıyı Mutlaka dinleyin: Boğaziçi Rüyaları (Can ATİLLA)
Birde;
Mutlu ve Esenle Kalın…
www.erginborobey.com