Olimpos Mevsimi
Sevgili Bephonka;

Sıcak bir Temmuz sabahı,
Bugün sana Salacaktaki yeni evimden
yazıyorum.
Güneş kızıllığını hafifçe gökyüzüme
dokundurmaya başladı.
Her yer rengârenk, hayatım gibi endişeli ve sorunlu.
Uzun zaman sonra ilk kez kendimi yalnız vepaylaşımsız hissettim.
Görmesem de biliyorum ki şuan duygu
yüklü bu satırları okuyorsun.
Son zamanlarda yazmıyorum nedense.
Bunun klasik sebebi ise insanlar olmalı.
İnsanlar; her şeye bir neden olmak zorundalar.

Bugünlerde her şey sessiz.
İç çekici bir durumdan bahsediyorum!
Bir süre öncesine kadar varlıkları ile hayatımı dolduran çocuksu
güzellikler, artık büyüdüler ve burada oturmuyorlar.
Yalnızlığın tıpkı bir rüzgâr gibi içimde estiğini hissediyorum.
Bir sevgilim olsaydı ona her sabah bir
çiçek alabilirdim.
Veya onu her hafta sonu bir sinemaya
götürebilir patlamış mısır yiyebilirdim.
Oysa şimdi
bunlardan sadece birini yapmak zorundayım·••
Uzun zamandan beri, umudu,
mutluluğu, yaşamı tek bir kadın üstüne şivelendirmiş
olmaktan dolayı tanımlarımda yalnızım.
Oda çılgınlığını beraberinde sürükleyerek hayatımdan çekıp gitti.
Şuan ne hissettiğime karar verebilirim
ama bedenim için aynı şeyi söyleyemem.

İnsanlar beni içime kapalı, nevrotik ve acı
çeken biri olarak tanımlıyorlar.
Bu yanlış anlamanın nereden
kaynaklandığını bir türlü bulamadım.
Ve bu sorun halen
yaşanılmaz bir biçimde devam ediyor…

Hala içimde birşeylerin yaşam mücadelesi verdiğini hissediyorum. Hayatımda sıkıntı ve karmaşa yaratmak isteyen insanlar, kendilerini ve varlık nedenlerini açıklayamaz hale geldi.
Uydurulmuş hayaller, metalist sözler, içi boş kavramlar.
İnsanlar yaşamak yerine rol yapıyor nedense!
Bu çok acımasızca!
İnsanlar, derin endişeler, korkular, buhranlar, umursamazlıklar gibi gerçek anlamda birer salgın hastalık haline dönüştüler…

Sana yazmış olduğum güncelerde müthiş güçsüz olduğumu
ve insanların görsel düşkünlüğünden şikayet ederdim.
Bu sabah uyandığımda Bilgisayarımı açıp “Msn” listemi
temizledim. Birkaç not aldıktan sonra kapağını kapayıp
dolabıma koydum. Sanırım bir süre başım ağrımayacak.
Biraz yaşamaktan bahsediyorum; Yaşamak…

Geç oldu,
Artık gitmeliyim·••

Bu Filmi Mutlaka izleyin: Aşk ve Gurur (Pride Prejudice)
Bu Kitabı Mutlaka okuyun: İstanbul Hatırası (Ahmet ÜMİT)
Bu Şarkıyı Mutlaka dinleyin: Boğaziçi Rüyaları (Can ATİLLA)

Birde;
Mutlu ve Esenle Kalın…
www.erginborobey.com
 
www.habertaraf.com sitesinden alınmıştır.
www.Turkinfo.nl sitesinden 25 Mayıs 2012 Cuma tarihinde yazdırılmıştır.