Geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelmemiz lazım

Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli, "Geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelmemiz lazım. İyi şeyler olacağını düşünüyorum, hissediyorum ve inanıyorum." dedi.

Geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelmemiz lazım
Geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelmemiz lazım Admin
Reklam

Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli, Türkiye ile Hollanda ilişkilerinin karşılıklı olarak normalleşme sürecinde geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelinmesi ile iyi şeyler olacağına inandığını söyledi.

Hollanda Kralı Willem-Alexander'a güven mektubu sunduktan sonra, çarşamba günü resmen göreve başlayan Büyükelçi Dişli, Türkiye ile Hollanda ilişkilerinin karşılıklı olarak normalleşmesiyle ilgili, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Dişli, uzun süredir iki ülke arasında siyasette bir ara verildiğini anımsattı, önemli olanın bu dönemi ve yaşanan olayları hızla geride bırakıp ileriye bakmak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Geçmişi unutmamak şartıyla silip geleceğe yönelmemiz lazım. Her iki ülkenin en baş yöneticileri ve Dışişleri Bakanlarımızın da bu süreci geride bırakma ve geleceği hızlı inşa etme arzusu var. Gerek Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu gerek Hollanda Dışişleri Bakanı bunu açık seçik beyan ettiler. Protokoldeki takvim tamamlandı. Karşılıklı olarak güven mektuplarımızı sunduk. Şimdi üst düzey ziyaretlerle iş birliğimizi hayatın her alanında nasıl sağlayacağımız konusunda büyüklerimizin bize yön vermeleri lazım. İyi şeyler olacağını düşünüyorum, hissediyorum ve inanıyorum."

Yıllar önce uzun süre yaşadığı Hollanda'daki Türk toplumunu, yeteneklerini, iş dünyasını ve ülkeyi iyi bildiğini vurgulayan Dişli, "Üst düzey görüşmelerin dışında benim üzerime düşen buradaki toplumumuzu hızla daha fazla bir araya getirerek entegrasyon konusunda hep birlikte çalışmaktır. Toplum üzerinde oluşan o travmayı ve Hollandalılar nezdinde oluşan yanlış algıyı hep birlikte el ele vererek düzeltmeye çalışmak olacaktır." ifadesini kullandı.

Dişli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatının da bu yönde olduğuna dikkati çekerek, "Görevimiz, toplumun değişik parçalara ayrıştırma gayretini hızla bertaraf edip büyükelçilik çalışanları, başkonsolosluklar ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile hep birlikte bir araya gelip bizim gerçek gücümüzü, gerçek Türk kültüründeki gelenek ve görenekleri Hollandalı dostlarımıza anlatmak ve yeniden tanıtmaktır." diye konuştu.

Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok'un Türkiye ziyaretinde, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu'nun normalleşme sürecinde bir yol haritası önerisi sunduğunu dile getiren Dişli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gelecek yılın ilk çeyreğinde bakanımız sayın Çavuşoğlu burayı ziyaret edecek. Hem Amsterdam Başkonsolosluğumuzun resmi açılışı hem de daha önce oluşturulmuş olan aramızdaki diyalogları hızlandıracak. Bu çalışma diyaloglarının biri Wittenberg Konferanslarıdır. Orada terörden tutun da kültürel ilişkiler, diğer alandaki tarım ve enerji konularına kadar birlikte karar vereceğimiz gündem çerçevesinde toplantılar oluyor. Belki de bakanımızın Hollanda ziyaretinde Wittenberg Konferansı'nı da yeniden başlatmış olacağız."

Dişli, bu gibi toplantıların daha üst düzeyde olan Erdoğan'ın kabulünde yapıldığında ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin de Türkiye ziyaretinin sağlandığında sıkıntılı dönemin tamamen geride kalacağını dile getirdi.

İki ülke arasında 400 yılı aşkın, hayatın her alanında ilişkilerin olduğuna işaret eden Dişli, "Ticaretimiz, siyasi ilişkilerimiz, kültürel iş birliklerimiz ve zaman zaman çok eski dönemlerde, okyanuslarda bizim tarafımızdan destekler olmuş. Aramızda lale gibi çok önemli bir sembol var. Dolayısıyla ilişkilerimizi yeniden kaldığımız yerden çok daha ilerilere getirmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Dişli, Hollanda'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve PKK gibi örgütlerin faaliyetlerinin halen devam etmesiyle ilgili, şunları söyledi:

"Her türlü terörle ülkemizde müthiş ve başarılı bir mücadele var. Hollanda ile global terörle mücadele iş birliği çalışmamız var. Bizim sıkıntılarımızın başında gelen konulardan biri biz kendimizi anlatamıyoruz. Belki bir lobi eksiğimiz var. Belki daha şeffaf olarak, özellikle buranın siyaseti ile ilişkilerimizi geliştirerek bizi vuran terörün gün gelip buradaki dostlarımıza da zarar vereceğini anlatmamız lazım. Bizim gizleyecek ve saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Çok önemli süreçlerden geçtik ve geçmeye devam ediyoruz. Global terörü önleme iş birliği çerçevesinde Dışişleri Bakanlarımız ve diğer kurumlarımızın sürekli fikir alışverişleri var. Bu çerçevede bizi yönlendirecekler ve biz de burada mücadelemizi devam ettireceğiz."

"Türk toplumunun başarılarının anlatılması lazım"

Hollanda'nın çok kültürlü ve toleranslı bir ülke olduğunu, yapılan çalışmalar anlatıldığı zaman hiçbir sıkıntı çekilmeyeceğini, bu yüzden içe kapanmaktan kurtulunması gerektiğini vurgulayan Dişli, belediye yetkililerinin ve üst düzey insanların camilere davet edilerek camilerde neler yapıldığını ve yaşandığını gösterip, karşı taraf ile diyalog içinde olunması gerektiğini söyledi. 

Hollanda'nın her büyük şehrinde camiler olduğunu anımsatan Dişli, şöyle devam etti:

"Mükemmel, temiz ve pırıl pırıl camilerimiz var ve pırıl pırıl çocuklarımız geliyor orada dinimizi öğreniyorlar. Allah'a binlerce şükür Avrupa'daki Türk toplumundan DEAŞ'a katılım hemen hemen yok. Cami dernek yöneticileri işini gücünü bırakmış gelmişler orada o binaları koruyorlar ve o güzellikleri yaşatmaya çalışıyorlar. Allah razı olsun. Fakat çok şeffaf olmamız lazım. Dolayısıyla buradaki camilerimizin dinimizi, kültürümüzün gelenek ve göreneklerini gençlerimize öğretme konusundaki başarılarını, buradaki muhataplarımıza anlatmamız lazım."

Dişli, Türk vatandaşlarının çok başarılı, her ortama uyum sağlayarak Akdeniz kültürünü en iyi temsil eden topluluk olduğunu belirterek, bu özelliğin Hollandalılara yansıtılması gerektiğini dile getirdi.

Herkesin bir görüşü ve anlayışı olduğunu fakat el ele vererek ortak paydalarda birleşerek topluma entegre olunması gerektiğini ifade eden Dişli, "Burada yaşıyoruz ve buraya yerleştik. Kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi kaybetmeden yani asimile olmadan bu topluma entegre olmamız lazım. Lisanını öğrenmemiz lazım. Artık çok başarılı binlerce öğrencilerimiz var. Bunlar yavaş yavaş orta düzey ve ileride üst düzey yönetici olacaklar. Onların önünü açmamız lazım. Bunu da Sayın Cumhurbaşkanımızın Türk literatürüne getirdiği terim olan 'Kazan kazan' formülünü muhataplarımızla anlaşıp oluşturarak yapmamız lazım." diye konuştu. 

Dişli, Hollanda'da eskiden Türkçenin ders olarak sunulduğuna, belediyelerin sonradan bunu kaldırdığına dikkati çekerek, Türkçenin öğretilmesi konusunda yine buranın makamları ile el ele verilmesi gerektiğini vurguladı.

"Hollanda'da başarılı Türk iş adamları var"

Hollanda'da ticaret yapabilmek için çok uygun bir ortam olduğuna dikkati çeken Dişli, şöyle devam etti:

"Hollanda çok enteresan bir ülkedir. Yeniliklere ve inovasyona çok açık bir ülkedir, iş adamlarımızın bunu takip etmeleri lazım. Burada çok başarılı iş adamlarımız var. Büyük holdinglerden bahsetmiyorum. Küçük esnaftan tutun da orta ölçekli firmalara kadar ve ekonominin her alanında başarılı girişimci arkadaşlarımız var. Geçmişi bırakıp geleceğe yönelerek Hollanda'nın bilgi, beceri ve teknoloji tecrübesinden yararlanıp, belki ortak üçüncü ülkelere birlikte gitmeye başlamaları lazım. Bizim de üçüncü ülkelerde büyük tecrübelerimiz var. Bunları birleştirme gayreti içinde yavaş yavaş başlamamız lazım. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Dışişleri Bakanımızın sürekli ziyaret ettiği Afrika ülkeleri var. Birlikte buranın iş dünyası ile oralarda ortak işleri aramamız lazım. Ben buradaki iş adamlarımıza güveniyorum. Bizim iş adamlarımızın Hollanda'ya doğrudan yatırımı 10 milyar doları aştı. Hollandalıların da Türkiye'de yatırımı 24 milyar dolar seviyesinde. Çok ciddi rakamlar bunlar. Çok şükür yaşanan sıkıntılı dönemde bile iş dünyası sıkıntıları bertaraf etti, bir kenarda tutmayı başardı ve orada hiçbir sıkıntımız olmadı.

Büyük şirketlerimiz daha önce Hollanda'yı belki bir vergi avantajı ya da Avrupa'ya geçiş noktası olarak görüyordu ama şimdi Hollanda’ya yerleşip burada iş yapan Hollandalı rakipleriyle çatır çatır rekabet edebilecek iş adamlarımız var. Çok önemli projeler duydum. Bizim de onların önünü açmamız lazım. Onun için bu üst düzey ziyaretlerin de hızla başlaması lazım."

Büyükelçiliğin ve başkonsoloslukların kapılarının herkese açık olduğunu kaydeden Dişli, kendisine güvenenlerin güvenlerini boşa çıkartmayacak şekilde gayretlerinin devam edeceğini söyledi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sarı Yelekliler hareketi Avrupa'nın krizi
Sarı Yelekliler hareketi Avrupa'nın krizi
Hollanda’da Kuaförlerin sayısı 27 bini geçti
Hollanda’da Kuaförlerin sayısı 27 bini geçti