Onlar; devlet bütçesine katkı sağlamak, çeşitli kurumları finanse etmek ve organizatöre gelir kazandırmak için vardır. Matematikçiler piyangoları boşuna “hesap bilmeyenler için vergi” olarak tanımlamaz.
Gelin, rakamların acımasız dünyasına birlikte bakalım.
Eurojackpot: Yıldırımdan Daha Düşük Bir İhtimal
Eurojackpot, 120 milyon Euro’ya kadar ulaşan ikramiyeleriyle baş döndürücü bir vaat sunar. Ancak büyük ödülü kazanma ihtimali yaklaşık 1’e 140 milyondur.
Bu ne demek?
-
Bu yıl yıldırım çarpma ihtimaliniz daha yüksek olabilir.
-
Üzerinize bir satış otomatının düşme ihtimali bile daha yüksektir.
-
Tek bir bilet almanızın, servetiniz üzerinde istatistiksel olarak neredeyse hiçbir etkisi yoktur.
Kısacası, hayal büyüktür; olasılık ise yok denecek kadar küçüktür.
Staatsloterij: “En Yüksek Kazanma Şansı” Gerçeği
Staatsloterij sıkça “En yüksek kazanma şansı” sloganını kullanır ve yaklaşık 1’e 2 kazanma oranı sunduğunu belirtir.
Harika görünüyor, değil mi?
Ancak burada küçük bir detay var:
Bu oran, bilet fiyatından daha düşük ödülleri de “kazanç” olarak sayar.
Örneğin:
17,50 Euro verip 5 Euro kazanırsanız, teknik olarak kazandınız.
Ama gerçekte 12,50 Euro kaybettiniz.
Gerçek büyük ikramiye ihtimali ise yaklaşık 1’e 2,6 milyondur. Eurojackpot’a göre daha iyi görünse de hâlâ kör bir şekilde sahilde belirli bir kum tanesini seçmek kadar zordur.
Lotto: Topların Hafızası Yoktur
Lotto oyununda 45 top arasından 6 doğru sayıyı bilmeniz gerekir. Büyük ödül ihtimali yaklaşık 1’e 8,1 milyondur.
Burada devreye psikolojik bir tuzak girer: Kumarbaz Yanılgısı (Gambler’s Fallacy).
“12 numara haftalardır çıkmadı, artık çıkması gerekir.”
Hayır.
Çekiliş makinesinin hafızası yoktur. Her çekiliş, önceki sonuçlardan tamamen bağımsızdır.
-
Şanslı sayılarınızı seçseniz de,
-
Çocuklarınızın doğum tarihlerini yazsanız da,
-
1-2-3-4-5-6 doldursanız da…
Olasılık değişmez. Aynı derecede küçüktür.
Postcode Loterij: Kaybetme Korkusunun Vergisi
Bir düşünün:
Mahallenizde herkes 10 milyon Euro kazanıyor. Sunucu kapınıza altın çantayla geliyor… ama siz üyeliğinizi bir hafta önce iptal etmişsiniz. Komşularınız yeni arabalar alırken siz işe bisikletle gidiyorsunuz.
İşte bu korku, insanları sistemde tutar.
Matematiksel açıdan bakıldığında ise bu, en “pahalı” piyangolardan biridir. Toplanan paranın yalnızca yaklaşık %40’ı ödül havuzuna gider. Kalan kısmı bağışlar ve pazarlama giderleridir. Karşılaştırma için, Staatsloterij’de bu oran %60–69 civarındadır.
Peki Hiç Oynamamalı mıyız?
Bu tamamen bakış açınıza bağlı.
-
Bir yatırım stratejisi olarak?
Kesinlikle kötü bir fikir. -
Eğlence olarak?
Eğer birkaç Euro’yu, Monaco’da yat sahibi olduğunuzu hayal ettiğiniz birkaç günün bedeli olarak görüyorsanız, sorun yok.
Yeter ki şunu bilin:
Gerçek kazanan her zaman organizatördür.
©TURKİNFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: