Radar Uygulamaları Yeniden Gündemde
Almanya’da sürücülerin hız denetimlerinden kaçınmak amacıyla kullandığı radar uyarı uygulamaları, trafik güvenliği tartışmalarının merkezine yerleşti. Özellikle transit geçiş yapan ve tatil için ülkeye gelen sürücüler açısından konu kritik önem taşıyor. Çünkü birçok sürücü, bu uygulamaların telefonda bulunmasının serbest olduğunu bilse de, kullanım sınırları konusunda yanılgıya düşebiliyor.
İndirmek Serbest, Kullanmak Yasak
2020 yılından bu yana Almanya’da Flitsmeister, Waze ve Coyote gibi hız kamerası bildirimleri sunan uygulamaların, araç kullanımı sırasında aktif şekilde çalıştırılması yasak. Buna karşın, uygulamanın telefona ya da navigasyon cihazına yüklenmiş olması tek başına suç sayılmıyor.
Birçok araçta fabrika çıkışı radar uyarı fonksiyonları bulunabiliyor. Bu tür sistemler tamamen devre dışı bırakıldığı sürece, sürücüler herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmıyor.
Mevcut Yaptırım Ne Diyor?
Mevcut düzenlemeye göre, radar uyarı sisteminin aktif olarak kullanıldığı tespit edilirse sürücüye 75 euro para cezası kesiliyor ve ehliyete 1 ceza puanı işleniyor. Sorumluluk yalnızca direksiyon başındaki kişiye ait değil; ön koltukta oturan yolcular da uygulamanın açık olmasından dolayı cezaya tabi tutulabiliyor.
Geçmişte bir yolcuya bu gerekçeyle ceza kesilmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Denetimde En Zor Nokta: İspat
Polis açısından en büyük sorun, uygulamanın gerçekten kullanıldığını kanıtlamak. Kontrol anında uygulamanın saniyeler içinde kapatılabilmesi, denetimleri zorlaştırıyor. Bu nedenle mevcut cezaların yeterince caydırıcı olmadığı görüşü, polis teşkilatları içinde giderek daha fazla dile getiriliyor.
Ceza 1.500 Euroya Çıkabilir mi?
Bazı Alman eyaletleri ve polis birlikleri, yalnızca uygulamanın çalıştırılmasının değil, cihazda bulunmasının da yasaklanmasını savunuyor. Bu yaklaşım, Alman Federal Konseyi Bundesrat tarafından da destekleniyor. Konsey, Fransa’daki uygulamayı örnek göstererek, bu tür ihlaller için 1.500 euroya kadar para cezası verilmesini öneriyor.
Buna karşılık, Federal Meclis Bundestag şimdilik mevcut düzenlemenin korunmasından yana bir tutum sergiliyor.
Polis Telefonu Kontrol Edebilir mi?
Sürücülerin en çok merak ettiği sorulardan biri de telefon incelemesi. Trafik hukuku uzmanı Avukat Uwe Lenhart’a göre, polisin telefonu kontrol edebilmesi makul şüphe şartına bağlı.
Lenhart, keyfi kontrollerin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, radar uygulamasının kullanıldığına dair somut belirtiler bulunması gerektiğini belirtiyor.
Makul Şüphe Ne Zaman Oluşur?
Uzmanlara göre; hız kamerası öncesinde ani fren yapılması veya telefon ekranında uygulamanın açık şekilde görülmesi makul şüphe oluşturabiliyor. Buna karşın, telefonun yalnızca araç tutucusunda durması ya da ekranının kilitli olması inceleme için yeterli sayılmıyor. Telefon kilitliyse, sürücünün şifre vermek zorunda olmadığı da özellikle belirtiliyor.
El Koyma ve Arama Sınırları
Somut bir ihlal şüphesi varsa polis, delil toplamak amacıyla telefona geçici olarak el koyabiliyor. Ancak cihazın içeriğinin ayrıntılı şekilde incelenebilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekiyor. Gerekçesiz el koyma işlemlerine itiraz hakkı da sürücülere açık.
Ülkeden Ülkeye Farklı Uygulamalar
Radar uygulamalarına ilişkin kurallar Avrupa genelinde farklılık gösteriyor:
-
Fransa: Radar uygulamaları yasak, yalnızca “tehlike bölgeleri” bildirilebiliyor.
-
Almanya: Uygulamalar yüklü olabilir, sürüş sırasında aktif kullanılamaz.
-
Avusturya & İtalya: Kamu verisi kullanan GPS sistemlerine izin veriliyor.
-
İsviçre, Türkiye, İrlanda, Slovakya: Bu tür uygulamalara sahip olmak dahi yasak.
-
İspanya: Radar dedektörlerini kullanmak ve bulundurmak serbest.
Genel Değerlendirme
Almanya’da radar uygulamalarına yönelik olası bir sertleşme, özellikle yabancı plakalı sürücüler için ciddi sonuçlar doğurabilir. Mevcut tartışmalar, trafik güvenliği ile kişisel dijital özgürlükler arasındaki denge arayışının önümüzdeki dönemde de süreceğini gösteriyor.
©TURKINFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: