Reklam
Reklam

Belçika'da sahipsiz hayvana rastlanmamasının en büyük nedeni asırlık barınaklar

Belçika'da sahipsiz hayvan sorunun çözülmesindeki ana etken barınaklar olarak ön plana çıkarken, 25 yıldır köpeklerin zorunlu olarak çiplenmesi, polisle barınaklar arasındaki işbirliği ve cezai yaptırımlar da rol oynuyor.

Belçika'da sahipsiz hayvana rastlanmamasının en büyük nedeni asırlık barınaklar
Editör: Turkinfo.nl
19 Eylül 2023 - 19:45 - Güncelleme: 19 Eylül 2023 - 20:12
Reklam
- İlk barınağın 1908'de açıldığı Belçika'da, bu kuruluşların yeterli sayı, kapasite ve nitelikte olması, hayvanların sokaklarda yaşamasının engellenmesindeki en önemli etkeni oluşturuyor
- Son 25 yıldır tüm köpekler, zorunlu olarak çiplendiği için sahipleri kolay bulunuyor ya da barınaklarda sahiplendiriliyor, aksi halde ise ömürlerinin sonuna kadar barınakta tutuluyor

"Avrupa'da sahipsiz hayvanlar" başlıklı dosya haberin dokuzuncu bölümünde AA muhabiri, Türkiye'de gündemden düşmeyen sahipsiz hayvanlarla ilgili Belçika'daki uygulamaları ve yasal düzenlemeyi derledi.

Batı Avrupa ülkelerinden, Avrupa Birliği'nin (AB) merkezi konumundaki Belçika'da sokaklarda sahipsiz hayvanlara neredeyse hiç rastlanmıyor.

Ülkede Fransızca ve Flamanca konuşulan federal bölgelerde mevzuat farklılıklar gösterse de uzun süredir uygulanan belli başlı ortak yasalar sayesinde sokaklarda başıboş köpek bulunmuyor.

İlk barınağın 1908'de açıldığı Belçika'da, bu kuruluşların yeterli sayı, kapasite ve nitelikte olması, köpeklerin sokaklarda yaşamasının önüne geçilmesindeki en önemli etken olarak gösteriliyor.

Barınaklar, yardımseverlerin bağışlarıyla faaliyet gösteriyor. Bölgesel hükümetler, vatandaşların barınaklardan hayvan sahiplenmesini teşvik etmek için bütçe ayırıyor ve kampanyalar düzenliyor.

Ülkede 115 yıldır faaliyet gösteren Veeyweyde Barınağı'nın basın sorumlusu Ludivine Nolf, AA muhabirine, Türkiye'ye pek çok kez geldiğini ve sokakta çok sayıda köpek ve kedi gördüğünü söyledi.

Nolf, "Köpeklerin çoğu zaman sakince sokaklarda yattığını gördüm ama saldırganlaştıklarını ve giderek bunun daha büyük bir sorun haline geldiğini de duyuyorum." dedi.

Türkiye'ye, Belçika deneyiminden yola çıkarak vereceği ilk tavsiyenin barınaklara daha fazla önem verilmesi, sayılarının artırılması olduğunu belirten Nolf, barınaklarda köpeklerin eğitilme, sakinleştirilme ve sahiplendirilme şanslarının doğduğunu anlattı.

Nolf, "Türklerin hayvanları çok sevdiğini biliyorum. Umarım bir çözüm bulunabilir. Sahipsiz hayvanları besleyen, onlara mama ve su veren gönüllü kişilerin olduğunu biliyorum. Ancak burada diğer büyük önlem olarak kısırlaştırma devreye girmeli." tavsiyesinde bulundu.

Belçika mevzuatı, köpeklerin kısırlaştırılmasını dayatmıyor. Bunun nedeni olarak ev kedilerinin sokağa çıkınca başıboş kaldıkları için daha sık çiftleşip sokak kedisi popülasyonunu artırırken, ev köpeklerinin ise yalnızca sahiplerinin eşliğinde çıkmaları gösteriliyor.

Hayvanseverler, kediler gibi köpeklerin de kısırlaştırılmasının zorunlu hale getirilmesi için mücadele ediyor.

- Sokakta sahipsiz hayvan görüldüğüne ne yapılıyor?

Belçika'da tüm köpekler, 1998'den bu yana zorunlu olarak çipleniyor ve kimlik bilgileri merkezi veri tabanına işleniyor.

Sokakta nadiren görülen başıboş köpekler, ya evlerinden kaçmış ya kaybolmuş ya da sahibi tarafından terk edilmiş oluyor.

Polisler, devriyelerinde ya da vatandaşların ihbarıyla bulduğu köpeklerin öncelikle çiplerini inceleyerek, sahiplerine ulaşmak için süreç başlatıyor ve köpekleri bulundukları bölgeye en yakın barınağa getiriyor.

Barınakta köpeklerin sahipleri 15 gün süreyle aranıyor. 16'ncı gün ise köpekler, sahiplendirilecek hayvanlar kategorisine alınıyor.

Veeyweyde Barınağı'nın sorumlusu Nolf, bundan sonrasını şöyle anlattı:

"Barınakta hayvanların psikolojisine çok dikkat ediyoruz. Bir köpek için 'agresif' tanımından ziyade, 'duygusal', 'dinamik', 'enerjik' diyoruz. Onları anlamak gerekiyor. Çalışanlarımız düzenli olarak bahçelere çıkarıp oynatıyor. Karakterlerini anlamaya çalışıyor. Böylece sahiplenmek isteyen kişilere de fikir verebiliyoruz."

Nolf, köpeklerin ve kedilerin davranışlarını takip etmek için günlük olarak tutulan çizelgeyi göstererek, "Her beslemenin, oyunun, her günün sonunda o günkü davranışıyla ilgili not düşeriz. Böylece hayvanı daha iyi tanırız ve ona en uygun aileyi bulabiliriz." dedi.

- Köpekler neden saldırganlaşır?

Köpeklerin agresif tavırlarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Nolf, şunları kaydetti:

"Belçika'da hayvan refahı konusunda yaygın bir bilgi vardır. Bir hayvan susuzluk, açlık ve yetersiz beslenme mağduriyeti yaşamamalıdır. Bir hayvan rahatsızlık hissetmemelidir. Acı, yaralanma, hastalık, korku ve stres yaşamamalıdır. Bir köpek neden saldırganlaşır? Bizim bunu analiz eden profesyonellerimiz var."

Nolf, bir köpeğin sahiplendirilememesi halinde ise ömrünün sonuna dek refah içinde barınaklarda yaşadığını bildirdi.

Dünyaca ünlü Belçikalı aktör Jean-Claude Van Damme'ın fahri elçiliğini üstlendiği, ülkenin en etkili hayvan hakları örgütü kabul edilen GAIA'nın Direktörü Ann de Greef de agresif köpek davranışlarıyla ilgili şunları söyledi:

"İnsanlar köpeklerin tek ihtiyaç duydukları şeyin yiyecek ve su olduğunu düşünüyorlar. Bu zaten sağlanması gereken temel gereksinim. Ancak bu dahi yeterli değil. Bir hayvanın hayatı sadece yemekten fazlasıdır. Kötü muamele illa ki vurmak, dövmek değildir. Yalnızlık çekiyorlar. Oyun oynamak, zihinsel olarak meşgul olmak istiyorlar. Arkadaşlığımıza ihtiyaçları var. Onları biz evcilleştirdik."

De Greef, bu şartlar sağlanmadığında köpeklerin agresifleşebileceğini vurguladı.

- Kedilere zorunlu kısırlaştırma

Belçika'da kediler ise 2017'den bu yana çipleniyor ve zorunlu olarak kısırlaştırılıyor.

GAİA Direktörü de Greef, ülkede sokakta yaşayan sahipsiz köpek olmadığını yalnızca Flaman bölgesinde az sayıda sahipsiz kediye rastlanabildiğini dile getirdi.

De Greef, ev kedilerinin bahçelerde, sokaklarda vakit geçirdiği sırada çiftleşmesinden kaynaklanan az sayıdaki kedi nüfusunun da zorunlu kısırlaştırma uygulaması sayesinde kontrol altına alındığını belirtti.

- Uyutulma "çoğunlukla" tıbbi nedenlerle

Hayvanların uyutulmasıyla ilgili olarak de Greef, başkent Brüksel bölgesinde bunun yalnızca tıbbi nedenle mümkün olduğunu, Fransız ve Flaman bölgelerinde ise yasak olmasa da teamülün, "barınakta yer kalmadı diye" değil, ancak bir hastalığın varlığında hayvanın uyutulması yönünde olduğunu anlattı.

Başkent Brüksel Bölgesi Hükümeti'nin Çevre Departmanının 2022 raporuna göre, geçen sene toplam 9 barınaktaki köpek sayısı 895 olarak kaydedildi. Bunlardan 8'i uyutuldu, 656'sı sahiplendirildi.

Kedi sayısı 2 bin 833 olarak kayıtlara geçti ve bunlardan 110'u uyutuldu, 1810'u sahiplendirildi.

Kayıtlarda hiçbir hayvanın uyutulmasının nedeni "yer eksikliği" olarak gösterilmezken, barınakta uyutulan hayvanların yüzde 88'inin tıbbi, yüzde 12'sinin diğer nedenlerle buna maruz kaldığı belirtildi. Raporda, yüzdelere kuşların da dahil edildiği, birçok kuş türünün doğada yaşayamayacağı gerekçesiyle uyutulduğu anlatıldı.

- Cezai yaptırımlar

Belçika'da hayvanların korunması ve refahıyla ilgili 14 Ağustos 1986 tarihli ve daha sonrasında güncellenen kanuna göre, evcil hayvanı ondan kurtulmak maksadıyla sokağa terk etmenin cezası "1 aydan 3 aya hapis ve 52 avrodan 2 bin avroya para" olarak belirleniyor.

Ayrıca suçun 3 yıl içinde tekrarlanması durumunda hapis cezalarının 2 katına, para cezalarının 5 bin avroya, kötü muamele veya ciddi ihmal durumunda da 12 bin 500 avroya çıkarılması öngörülüyor.

Bu yasa, özellikle hayvan dövüşlerinin düzenlenmesi, hayvanlara kötü muamele edilmesi, bu alanda geçerli düzenlemelere uyulmaksızın hayvanlar üzerinde yapılan deneyler gibi diğer davranışları da suç olarak niteliyor.


AA

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum