Hollanda gibi kıyı ülkeleri için kritik öneme sahip olan deniz seviyesindeki yükseliş konusu, yeni bir bilimsel çalışma ile yeniden tartışılmaya başladı. 2026 yılında Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, küresel deniz seviyeleri birçok bilimsel modelde gerçekte olduğundan daha düşük hesaplanmış olabilir. Araştırmacılar bu durumun özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan için sel riskinin beklenenden daha yüksek olabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Çalışma, kıyı bölgelerinde kullanılan ölçüm yöntemlerinin farklı olmasının önemli verilerin gözden kaçmasına neden olabileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle deniz ile kara sınırının bulunduğu alanlarda ölçümlerin gerçek durumu tam olarak yansıtmasını zorlaştırabiliyor.
Olay Nerede ve Ne Zaman?
Araştırma, uluslararası bilim insanlarının katkısıyla yürütüldü ve sonuçları 2026 yılında Nature bilim dergisinde yayımlandı.
Çalışmanın yazarları arasında Wageningen University & Research bünyesinde görev yapan hidrojeoloji profesörü Philip Minderhoud da yer alıyor. Minderhoud’a göre kullanılan ölçüm yöntemleri tek başına doğru sonuçlar verebiliyor ancak kıyı bölgelerinde farklı sistemlerin kullanılması bazı kritik verilerin gözden kaçmasına yol açabiliyor.
Bilim insanları, kara yüksekliği ölçümleri ile deniz seviyesi ölçümlerinin farklı referans sistemlerine dayanmasının bu “metodolojik kör nokta”ya neden olabileceğini ifade ediyor.
Araştırmada Hangi Sonuçlara Ulaşıldı?
Araştırmacılar yüzlerce bilimsel çalışma ve risk analizini inceleyerek kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Bu incelemeye göre mevcut modellerin yaklaşık yüzde 90’ında deniz seviyesinin ortalama 30 santimetre kadar daha düşük hesaplandığı ortaya çıktı. Başka bir ifadeyle, birçok kıyı bölgesinde gerçek deniz seviyesi tahmin edilenden yaklaşık 30 santimetre daha yüksek olabilir.
Bilim insanları ayrıca kıyı çizgisinin sabit olmadığını vurguluyor. Dalgalar, rüzgâr, okyanus akıntıları, gelgitler, sıcaklık değişimleri ve El Niño gibi iklim olayları kıyı hattını sürekli değiştiriyor. Buna rağmen bazı modellerde bu dinamik süreçlerin yeterince hesaba katılmadığı belirtiliyor.
Kimler Etkilenebilir?
Araştırmada kullanılan yeni referans noktalarına göre deniz seviyesinin bir metreden biraz daha fazla yükselmesi ihtimali de değerlendirildi.
Bu senaryoda dünya genelindeki kara alanlarının yaklaşık yüzde 37’sinin sel riskiyle karşı karşıya kalabileceği hesaplanıyor. Bu durumun 77 ila 132 milyon insanı etkileyebileceği tahmin ediliyor.
Riskin özellikle Pasifik Okyanusu çevresi, Güneydoğu Asya ve küresel güney ülkelerinde daha belirgin olabileceği belirtiliyor. Avrupa ve Atlantik kıyılarında ise farkın daha sınırlı olduğu ifade ediliyor.
Yetkililer ve Bilim İnsanları Ne Diyor?
Potsdam Institute for Climate Impact Research’ten iklim bilimci Anders Levermann, yeni verilerin bazı bölgelerde aşırı sel riskinin daha önce düşünülenden yüksek olabileceğini gösterdiğini belirtti.
Ancak tüm bilim insanları araştırmanın sonuçlarına aynı ölçüde katılmıyor. French Geological Survey bünyesinde çalışan araştırmacı Gonéri le Cozannet, çalışmanın bazı etkileri olduğundan daha büyük göstermiş olabileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre kıyı planlamasıyla ilgilenen birçok kurum bu risklerin zaten farkında ve önlem çalışmalarını sürdürüyor.
Arka Plan
Deniz seviyesinin yükselmesi, küresel iklim değişikliğinin en önemli sonuçlarından biri olarak kabul ediliyor. Buzulların erimesi ve okyanusların ısınarak genleşmesi, uzun vadede kıyı şehirleri için önemli riskler oluşturuyor.
Yeni araştırma, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan için deniz seviyesi tahminlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Bilim insanları, daha hassas ölçüm yöntemlerinin geliştirilmesinin gelecekteki risk analizleri açısından kritik olacağını vurguluyor.
©TURKINFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: