Hollanda’da gençlerin sosyal medya kullanımına yönelik yasak tartışmaları yeniden gündemde. Uzun süre hükümet tarafından “uygulanabilir bir seçenek değil” olarak değerlendirilen 15 yaş altına sosyal medya yasağı, yeni kabine döneminde tekrar masaya yatırıldı. Peki Hollanda gerçekten bir yasak yoluna mı gidiyor, yoksa bu sadece daha sıkı bir denetim sürecinin başlangıcı mı?
Hükümetin Tutumu Değişti mi?
Geçtiğimiz yılın sonunda, dönemin Devlet Sekreteri Eddie van Marum sosyal medya için genel bir yasağa karşı olduklarını açıkça ifade etmişti. Ona göre bu konu, devletin değil ebeveyn ile çocuk arasındaki bir sorumluluk alanıydı. Dijitalleşmenin gerçeklerini göz ardı eden bir yaklaşım olarak gördüğü yasak fikrine sıcak bakmadığını dile getirmişti.
Ancak üç ay sonra tablo değişti. Yeni hükümet programında, “sosyal medya için uygulanabilir bir asgari 15 yaş sınırı” hedefi yer aldı. Bu sınırın, gençler için gizliliğe saygılı bir yaş doğrulama sistemiyle denetlenmesi planlanıyor.
Bununla birlikte bazı kritik sorular hâlâ net değil:
-
Sosyal medya platformları ne zaman “yeterince güvenli” kabul edilecek?
-
Gizlilik dostu yaş doğrulama sistemi nasıl işleyecek?
Hollanda, Avustralya Modelini mi İzliyor?
Avustralya, 2026 yılı başından itibaren 16 yaş altına sosyal medya yasağı uygulamaya başladı. Bu kapsamda milyonlarca genç hesabı sınırlandırıldı veya kapatıldı.
Avrupa’da da benzer adımlar tartışılıyor. Fransa, Danimarka ve Birleşik Krallık gençlerin sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik planlar üzerinde çalışıyor.
Yasak mı, Güçlü Tavsiye mi?
Hollanda’da geçen yıl “sağlıklı ekran kullanımı” rehberi yayımlandı. Bu rehberde çocukların 15 yaşından önce sosyal medyaya başlamaması yönünde güçlü bir tavsiye yer alıyor. Ancak bu bir yasak değil.
Vrije Universiteit Amsterdam araştırmacılarından Ina Koning’e göre, rehber hazırlanırken yasak fikri yeterli destek bulmadı. Ancak kısa sürede bu seçeneğin tekrar gündeme gelmesi dikkat çekici.
Uzmanlar arasında da görüş birliği yok. Nederlands Jeugdinstituut bünyesinde çalışan medya eğitimi uzmanı Vivian den Blanken, genel bir yasağın doğru çözüm olmayabileceğini savunuyor. Ona göre çocukları zararlı içeriklerden korumak önemli; ancak bu yapılırken çevrim içi dünyanın sunduğu fırsatları tamamen ortadan kaldırmak doğru değil.
Benzer şekilde, Bureau Jeugd en Media temsilcileri de gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü bazı gençler yasak fikrine destek verirken, bazıları sosyal medyanın olumlu yönlerini ön plana çıkarıyor.
Sorun Platformların Tasarımında mı?
Avrupa Parlamentosu üyesi Kim van Sparrentak ise sorunun temelinde platformların bağımlılık yaratan tasarım tercihleri olduğunu savunuyor.
Avrupa Komisyonu tarafından TikTok hakkında yürütülen inceleme, sonsuz kaydırma (infinite scroll) ve otomatik video oynatma özelliklerinin bağımlılık riski taşıdığını ortaya koydu. Komisyon, uygulamanın bu özellikleri yeniden düzenlemesini talep ediyor. Diğer platformlara yönelik incelemeler de devam ediyor.
13 Yaş Sınırı Zaten Var, Peki Neden Yetmiyor?
Hâlihazırda birçok platform, hesap açmak için minimum 13 yaş şartı uyguluyor. Örneğin Instagram ve TikTok için resmi yaş sınırı 13. Ancak yaş doğrulama sistemleri yeterince güçlü olmadığı için daha küçük yaştaki çocuklar da kolayca hesap açabiliyor.
ICT hukukçusu Arnoud Engelfriet’e göre asıl sorun denetim mekanizmasında. Güvenilir ve standart bir yaş doğrulama altyapısı henüz bulunmuyor. Platformların her biri farklı yöntemler kullanıyor ve bu sistemler arasında birlik yok.
Uzmanların bir kısmı daha dengeli bir çözüm öneriyor:
-
13 yaş altı için mevcut yasağın sıkı şekilde uygulanması,
-
15 yaşa kadar güçlü tavsiye ve rehberlik,
-
Medya okuryazarlığı eğitiminin artırılması.
Bu yaklaşım, hem teknik olarak daha uygulanabilir hem de çocukların sosyal medya ile kontrollü bir şekilde tanışmasını sağlayan bir model olarak görülüyor.
Yasak Gerçekten Çözüm mü?
Araştırmalar, özellikle Z kuşağı arasında 16 yaş altına yasak fikrine desteğin arttığını gösteriyor. Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkileri konusundaki kaygılar büyüyor. Ancak uzmanlar arasında hâlâ tam bir uzlaşı yok.
Hollanda örneği, sadece bir ülkenin iç politikası değil; aynı zamanda dijital çağda çocuk hakları, ebeveyn sorumluluğu ve teknoloji şirketlerinin yükümlülükleri üzerine küresel bir tartışmanın parçası.
Görünen o ki asıl soru şu:
Çocukları korumak için yasak mı gerekli, yoksa dijital dünyayı daha güvenli hale getirmek mi?
Panorama Görsel Önerisi (DALL·E Prompt)
Gerçekçi bir panorama görsel için şu komut kullanılabilir:
©TURKİNFO.NL“Avrupa’da bir şehir silüeti önünde, bir bankta oturan ve telefon kullanan gençler, arka planda Avrupa Birliği bayrakları, akşamüstü ışığı, gerçekçi insan figürleri, fotoğraf kalitesinde, geniş açı panorama çekim.”
Yorumlar
Kalan Karakter: