Yeni Ayrımcılık Skandalını Önlemek İçin Geliştirilen Test Zorunlu Olmayacak
Hollanda’da kamu kurumlarında ayrımcılık ve etnik profillemenin önüne geçmek amacıyla geliştirilen “Ayrımcılık Testi”nin zorunlu hale getirilmeyeceği açıklandı. İçişleri Bakanı Pieter Heerma, uygulamanın henüz yeni olduğunu ve öncelikle kurumların bu sistemle deneyim kazanmasının beklendiğini belirtti.
Söz konusu test, geçmişte büyük yankı uyandıran “çocuk bakım yardımı skandalı” benzeri olayların tekrar yaşanmaması için geliştirildi. Hollanda Devleti’nin vergi sistemi içinde uygulanan ayrımcı politikalar nedeniyle on binlerce kişi mağdur olmuş, olay ülke tarihinde önemli bir güven krizine yol açmıştı. Bunun ardından kurulan Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Devlet Komisyonu, kamu kurumlarının kendi işleyişlerini inceleyebileceği kapsamlı bir değerlendirme sistemi oluşturdu.
Komisyon Başkanı Joyce Sylvester, ayrımcılığın Hollanda’da sistematik biçimde varlığını sürdürdüğünü ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Kurumsal ırkçılık ve ayrımcılık toplumun birçok alanına yerleşmiş durumda. Politikalardaki hatalar önceden tespit edilirse, hem insanların mağduriyeti önlenir hem de toplum milyarlarca euroluk zarardan kurtulur.”
Yaklaşık altı ay önce resmi olarak kullanıma sunulan test, şu ana kadar kırka yakın kurum tarafından uygulanmaya başladı. Belediyeler, gümrük kurumları, çocuk koruma kuruluşları ve bazı özel kuruluşlar bu sürece dahil oldu. Örneğin Arnhem Belediyesi, adres kontrollerine yönelik uygulamalarını gözden geçirerek ayrımcılık risklerini azaltacak yeni düzenlemeler yaptı.
Uzmanlara göre sorun çoğu zaman açık bir ayrımcı politika değil; günlük işleyişte fark edilmeden oluşan kalıplar, önyargılar ve algoritmalar. Yoğun iş yükü altında çalışan personelin daha fazla bilişsel hata yapabildiği ve bunun istemeden ayrımcı sonuçlara yol açabildiği belirtiliyor. Özellikle otomatik seçim sistemleri, başvuru formları ve kontrol mekanizmaları bu konuda riskli alanlar arasında görülüyor.
Buna rağmen polis teşkilatı, cezaevi sistemi ve yargı kurumları gibi kritik devlet organlarının henüz teste aktif şekilde katılmamış olması dikkat çekiyor. Polis yetkilileri şu anda değerlendirme aşamasında olduklarını belirtirken, bazı kurumlar ise kendi çeşitlilik ve kapsayıcılık programlarını yürüttüklerini ifade ediyor.
Ayrımcılıkla Mücadele Ulusal Koordinatörlüğü ise testin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Kuruma göre özellikle hukuk devleti kurumlarının topluma örnek olması ve anayasanın eşitlik ilkesine eksiksiz biçimde uyması gerekiyor. İngiltere ve benzeri bazı ülkelerde kamu kurumlarının düzenli olarak ayrımcılık denetiminden geçirilmesi zaten yasal bir zorunluluk olarak uygulanıyor.
Bakan Heerma ise zorunlu uygulamaların “sadece bir kontrol listesine dönüşme riski” taşıdığını düşünüyor. Ona göre asıl önemli olan, kurumların samimi bir öz değerlendirme sürecine zaman ayırması ve gerçekten değişim istemesi.
Hollanda hükümeti, kurumların bu sistemi uygulayabilmesi için 2030 yılına kadar yaklaşık 4 milyon euro bütçe ayırdı. Hedef, önümüzdeki yıllarda tüm kamu kuruluşlarının ayrımcılık risklerini kendi içinde analiz edebilecek bilgi ve deneyime sahip olması.

©TURKİNFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: