Orta Doğu’daki savaşla ilgili son gelişmeleri canlı blogumuzdan takip edebilirsiniz.
Orta Doğu’daki savaş, Ukrayna için oldukça elverişsiz bir zamanda patlak verdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının tüm Orta Doğu’yu yeni bir şiddet krizine sürüklediğini adeta kenardan izlemek zorunda kalıyor.
Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Zelenskiy’nin sabrı daha önce de defalarca sınandı. Savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereler uzun sürüyor ve çoğu zaman sonuçsuz görünüyor. Avrupa’daki müttefiklerin hazırladığı destek paketleri ise sık sık büyük zorluklarla hayata geçirilebiliyor.
Tarihçi Nicolaas Kraft van Ermel-Nijland, Körfez bölgesindeki şiddetin Ukrayna’dan dikkati uzaklaştırdığını ve bunun Kremlin’i memnun ettiğini söylüyor. Ona göre, “NATO ve AB üyesi ülkeler kendi topraklarının savunmasına ne kadar fazla odaklanırsa, Ukrayna’ya o kadar az dikkat kalıyor.”
Körfez Bölgesi Birkaç Günde Ukrayna’nın Dört Yılda Kullandığından Daha Fazla Patriot Füzesi Ateşledi
Bu durum cephede doğrudan sonuçlar doğuruyor. Özellikle Patriot hava savunma sistemlerinin kullanılabilirliği buna örnek. ABD yapımı olan ve Avrupa ülkeleri tarafından satın alınarak Ukrayna’ya sağlanan bu sistemler, Ukrayna’nın Rus füze saldırılarına karşı savunmasının bel kemiğini oluşturuyor.
Ancak aynı Patriot sistemleri şimdi Orta Doğu’da yoğun şekilde kullanılıyor. Kyiv’e göre Körfez ülkeleri birkaç gün içinde, Ukrayna’nın 2022’de başlayan Rus işgalinden bu yana kullandığından daha fazla Patriot füzesi ateşledi.
Clingendael Enstitüsü’nden jeopolitik uzman Koen Aartsma, “ABD’nin İran füzelerine karşı kullandığı her füze, Ukrayna’ya gönderilemeyecek demektir. Üstelik zaten ciddi bir kıtlık söz konusu,” diyor.
Avrupalı müttefikler salı günü son anda 35 ek Patriot sistemi toplamayı başardı. Bu sayede Ukrayna’nın birkaç hafta daha idare edebileceği belirtiliyor. Ancak Kraft van Ermel-Nijland’a göre Orta Doğu’da bu sistemlere duyulan ihtiyaç uzadıkça Ukrayna’daki eksiklik daha ciddi hale gelebilir.
Rusya Askeri Avantajı En Üst Düzeyde Kullanmak İstiyor
Rusya’nın bu askeri avantajı sonuna kadar kullanmak istediği görülüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu CSIS verilerine göre Rusya, son bir yılda Ukrayna’ya yönelik füze saldırılarının sayısını önemli ölçüde artırdı.
The Moscow Times gazetesi de kısa süre önce Rusya’nın Şubat ayında Ukrayna’ya rekor sayıda füze fırlattığını yazdı.
İran Savaşı Rusya’nın Savaş Kasasını Dolduruyor
Öte yandan Körfez bölgesindeki çatışmanın Rusya üzerindeki olumsuz etkileri sınırlı. Ukrayna savaşının ilk yılında Moskova, İran yapımı Shahed insansız hava araçlarından yoğun şekilde yararlanmıştı. Ancak bugün Rus ordusu bu dronların büyük bölümünü artık kendisi üretiyor.
Ekonomik açıdan ise Orta Doğu’daki gerilim Rusya için iyi haber anlamına geliyor. Savaş nedeniyle petrol ve gaz fiyatları hızla yükseliyor. Özellikle petrol ihracatındaki artış, dört yıllık savaşın ardından zorlanmaya başlayan Rus ekonomisine yeni bir ivme kazandırabilir.
Pazartesi günü Rus petrolü varil başına 79 dolardan satıldı. Bu rakam iki hafta öncesine göre yaklaşık 30 dolar daha yüksek. Bu gelir, Rusya’nın savaş bütçesini güçlendirmek için büyük önem taşıyor. Ukrayna giderek zayıflarken, Moskova için yıpratma savaşını sürdürmenin koşulları da daha elverişli hale geliyor.
“Rusya Söylediği Kadar Büyük Bir Güç Değil”
Buna rağmen uzmanlara göre Kremlin için endişe verici gelişmeler de var. Kraft van Ermel-Nijland ve Aartsma’ya göre Hamaney’in ölümüyle birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin etkisiyle bir anti-Batı müttefikini daha kaybetmiş oldu.
Bu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’nın etki alanına zarar verdiği ilk olay değil. Daha önce Trump, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki uzun süredir devam eden çatışma için bir anlaşma yapılmasını sağlamış ve Rusya’nın müttefiki olan Ermenistan’ın etkisi zayıflamıştı.
Ayrıca yılın başında ABD, Putin’in müttefiklerinden biri olan Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun rejimini de ciddi şekilde zayıflatmıştı. Şimdi ise Kremlin, Tahran’daki önemli bir müttefikini daha kaybetmiş durumda.
Kraft van Ermel-Nijland’a göre bu durum Rusya için oldukça acı verici. Çünkü bu gelişme sadece Kremlin’in stratejik bölgelerdeki etkisini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda Rusya’nın dost rejimler tehlike altına girdiğinde müdahale edemediğini de gösteriyor.
“Rusya aslında iddia ettiği kadar büyük bir güç değil,” diyor.
Aartsma’ya göre bu durum Kremlin’in müttefikleri için de önemli bir ders niteliğinde:
“Rusya ile ittifakın ciddi sınırlamaları olduğunu görüyorlar. Rusya ile fırsatçı bir şekilde iş birliği yapabilirsiniz. Ama iş kritik noktaya geldiğinde Moskova müdahale etmiyor.”
Zaman Kremlin’in Lehine İşliyor
Orta Doğu’daki savaş sürdükçe Zelenskiy zor bir denge kurmak zorunda kalıyor. Bir yandan Ukrayna’daki savaşı Trump’ın gündeminde mümkün olduğunca üst sıralarda tutmak istiyor. Diğer yandan Washington ile ilişkilerini daha fazla germek istemiyor.
Aartsma’ya göre bu nedenle Zelenskiy, Orta Doğu’daki savaşa da destek açıklamaları yapmak zorunda kalıyor.
Kraft van Ermel-Nijland ise Körfez’deki durumun Kyiv için bazı fırsatlar da yaratabileceğini söylüyor. Ukrayna, ABD’ye Orta Doğu’da Shahed dronlarını düşürme konusunda destek verebilir. Çünkü Ukrayna bu konuda geniş bir deneyime sahip.
Böylece roller kısmen tersine dönmüş durumda: Bu kez Amerikalılar Ukrayna’nın deneyimine ihtiyaç duyuyor. Kyiv bunu Trump yönetimiyle ilişkilerini güçlendirmek için kullanabilir.
Ancak genel tabloya bakıldığında zaman Kremlin’in lehine işliyor. Orta Doğu’daki savaş Ukrayna’dan dikkati ne kadar uzun süre uzaklaştırırsa, Rusya’nın cephede askeri bir ilerleme kaydetme ihtimali de o kadar artıyor.
©TURKİNFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: