Avrupa'da Boykot Fiyaskosu!
2026 yılının Ocak ayında Avrupa'da sosyal medya üzerinden hızla yayılan ve “Türk marketlerine boykot” çağrısıyla gündeme gelen kampanya, beklenen etkiyi yaratamadı. Almanya merkezli başlayan bu hareket, kısa sürede Hollanda, Fransa ve Belçika gibi ülkelere yayıldı. Ancak hem tüketici davranışları hem de sektör temsilcilerinin açıklamaları, boykotun sahada büyük bir karşılık bulmadığını gösteriyor.
🇩🇪 Almanya’da Boykot Yerini Kuyruklara Bıraktı
Almanya’da sosyal medyada, bazı kullanıcıların Türk marketlerindeki fiyatları “fahiş” olarak nitelendirerek başlattığı boykot çağrısı, teoride destek alsa da pratikte tam tersi bir tablo ortaya çıktı.
Bazı marketlerde, özellikle hafta sonları, normalden çok daha uzun kuyruklar ve ciddi indirim kampanyaları görüldü.
Bazı gurbetçiler, boykot çağrısını fırsata çevirerek indirimlerden faydalandı.
Sektör temsilcilerine göre, Türk marketlerinin genelleme yoluyla “pahalı” olarak etiketlenmesi adil değil. Zira birçok ürün, Alman zincir marketlere kıyasla uygun fiyatlı ve özgün markalar içeriyor. Bununla birlikte, boykot çağrısı hem tüketici tarafında fiyat bilinci oluşmasına hem de bazı marketlerin rekabetçi kampanyalar düzenlemesine neden oldu.
🇳🇱 Hollanda’da Sessizlik Hakim
Hollanda’da Türkinfo.nl sitesinde daha önce yayınlanan haberlere göre, ülkedeki Türk marketlerine yönelik boykot çağrıları da etkili olmadı.
Toplumun büyük bir kısmı, sosyal medya üzerinden yayılan bu çağrılara temkinli yaklaştı ve alışveriş alışkanlıklarında kayda değer bir değişim yaşanmadı.
Hollanda’daki Türk market işletmecileri, fiyatların büyük oranda tedarik zinciri ve artan işletme maliyetlerinden kaynaklandığını savunarak boykot çağrılarını anlamsız buldu.
Özellikle Amsterdam, Rotterdam ve Utrecht gibi büyük şehirlerde alışveriş yoğunluğu devam etti.
🇫🇷 Fransa’da Yasal Uyarı Gündeme Geldi
Fransa’da da boykot çağrıları sosyal medyada gündeme gelse de, gerçek hayata yansıması oldukça sınırlı kaldı.
Marketler, fiyatların yerel zincir marketlere kıyasla rekabetçi olduğunu belirtti.
Bazı müşteriler fiyatlara yönelik şikayetlerini dile getirse de, Fransa genelinde kitlesel bir boykot hareketi yaşanmadı.
Ayrıca Fransa’da ekonomik boykot çağrılarının yasal yaptırımları bulunuyor. Fransız yasalarına göre bu tür çağrılar, 1 yıla kadar hapis ve 45.000 Euro’ya kadar para cezasına yol açabilir.
Bu da birçok kişinin sosyal medyada dahi çağrılara katılmaktan çekinmesine neden oldu.
Sonuç: Sosyal Medyada Yankı Buldu, Saha Gerçekliği Farklı Oldu
Avrupa'daki Türk toplumu içinde, özellikle fiyatlara karşı duyulan hassasiyetin artması önemli bir gelişme olsa da, "Türk marketlerine boykot" kampanyası pratikte büyük bir etki yaratmadı.
Almanya’da kampanyaya katılım yerine fırsatçılık ön plana çıkarken, Hollanda ve Fransa’da ise sessizlik ve yasal engeller hâkim oldu.
Bu gelişmeler, Avrupa’da yaşayan Türkler için şu noktaları gündeme getiriyor:
-
Fiyat bilinci ve şeffaflık önemli bir ihtiyaç haline geldi.
-
Sosyal medya kampanyalarının etkisi sınırlı kalabilir.
-
Gerçek değişim, topluluk içinde karşılıklı güvene ve şeffaf diyaloğa dayanmalı.
©TURKİNFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: