Savunma harcamaları için dolaylı finansman modeli
Yeni kabinenin planlarına göre “özgürlük katkı payı”, klasik anlamda yeni bir vergi kalemi olarak uygulanmayacak. Bunun yerine vergi dilimleri ve indirimlerin enflasyon oranında güncellenmemesi yoluyla, vatandaşların fiilen daha fazla ödeme yapması sağlanacak. Bu nedenle uygulama kamuoyunda şimdiden “özgürlük vergisi” olarak anılmaya başladı.
Koalisyon ortaklarından CDA, seçim sürecinde “güvenliğin bir bedeli olduğu” vurgusunu öne çıkarmıştı. Bu yaklaşımın, yeni dönemde mali politikanın temel unsurlarından biri haline gelmesi bekleniyor.
Haneler ve şirketler için rakamlar netleşiyor
Taslak planlara göre 2028 yılından itibaren şirketlerden yıllık yaklaşık 1,7 milyar euro, vatandaşlardan ise 3,4 milyar euro ek kaynak toplanması öngörülüyor. Bu da hane başına ortalama 425 euro civarında ek mali yük anlamına geliyor.
Hollanda ordusu için 2026 yılı bütçesinde 26,8 milyar euro ayrılmış durumda. Ancak NATO’nun güncellenen savunma hedefleri doğrultusunda, Hollanda’nın savunma harcamalarını 2035’e kadar yıllık yaklaşık 40 milyar euro seviyesine çıkarması gerekiyor. NATO üyesi ülkeler, savunmaya milli gelirin yüzde 3,5’inin ayrılması konusunda uzlaşmışken, Hollanda halen yaklaşık yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.
Enflasyon etkisi düşük ve orta gelirliyi vuracak
Ekonomi çevrelerine göre yeni katkı payının en belirgin etkisi düşük ve orta gelir grubunda hissedilecek. Gelir vergisi dilimlerinin ve vergi indirimlerinin enflasyon oranında artırılmaması, maaşları nominal olarak artsa bile birçok çalışanın daha erken aşamada üst vergi dilimine girmesine yol açacak.
Mevcut sistemde yıllık 38.883 euroya kadar olan gelirler yüzde 35,75, bu tutarın üzerindeki kazançlar ise yüzde 37,56 oranında vergilendiriliyor. Enflasyonun yüzde 4 seviyelerinde seyrettiği bir ortamda bu sınırların aynı oranda güncellenmemesi, satın alma gücünü doğrudan aşağı çekiyor. Benzer şekilde vergi indirimlerinin sınırlı artırılması ve Box 3 kapsamındaki muafiyetlerin dar tutulması, varlık gelirlerinden daha erken vergi alınması anlamına geliyor.
Şirketlere Aof primi üzerinden ek yük
Şirketler açısından ek maliyetin, doğrudan kurumlar vergisi artışı yerine iş göremezlik fonu primi (Aof) üzerinden sağlanması planlanıyor. Geçmişte ağırlıklı olarak iş göremezlik ödeneklerinin finansmanında kullanılan bu primin, son yıllarda bütçe açıklarını kapatmak için daha geniş kapsamlı bir araç haline geldiği belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte şirketlerin savunma finansmanına bu kanal üzerinden katkı yapması hedefleniyor.
Ekonomistler, hükümetlerin son yıllarda açık vergi artışları yerine bu tür dolaylı yöntemleri tercih ettiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşımın, artan vergi yükünün kamuoyunda daha az fark edilmesine ve siyasi tepkilerin sınırlı kalmasına yol açtığı ifade ediliyor.
©TURKINFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: