Uçağın üstünde gitmezsek altında gideceğiz, mutlaka döneceği

Torna makinesi alıp Sinop'ta atölye kurmak için 1972'de Hollanda'ya gelen Mehmet Gelçetin, 47 yıldır Leiden şehrinde yaşıyor.

Uçağın üstünde gitmezsek altında gideceğiz, mutlaka döneceği

Torna makinesi alıp Sinop'ta atölye kurmak için 1972'de Hollanda'ya gelen Mehmet Gelçetin, 47 yıldır Leiden şehrinde yaşıyor.

Uçağın üstünde gitmezsek altında gideceğiz, mutlaka döneceği
24 Ekim 2019 - 08:34

Hollanda'ya 1972'de torna makinası alıp Sinop'ta atölye kurmak için gelen Mehmet Gelçetin, "İlk zamanlarda geri döneceğiz diye fabrika dışında akşam ve hafta sonları temizlik işlerinde çalıştık. Bu kadar uzun süre kalacağımı bilseydim oralarda çalışıp kendimi yıpratmazdım." dedi.

Samsun'da 1947'te doğan ve 25 yaşında Hollanda'ya giden 4 çocuk ve 5 torun sahibi emekli Gelçetin, 47 yıldır yaşadığı Leiden şehrindeki hatıralarını AA muhabirine anlattı.

İlk zamanlar Türkiye'ye tatile gittiklerinde Hollanda'da olmayan yiyecekleri getirdiklerini belirten Gelçetin, "Paket paket Sana yağı getirirdik arabanın arkasında. Bir defasında gümrükten geçerken arabadan 'bir şey damlıyor' dediler, baktım yağlar erimiş. Kimisi bulgur getirirdi, kimisi zeytin." ifadesini kullandı.

Gelçetin, "Bir defasında alışveriş yaparken bir arkadaşa denk geldim. Bal almak istiyordu ama ikimiz de Hollandacasını bilmiyorduk. Baktım arkadaş Hollandalıya 'vız vız vız' deyip eliyle bir şeyler yapıyor. Meğerse arıyı tarif ediyormuş. Ama en sonunda anlaştı ve balı aldı." diye konuştu.

"Dil bilmemek zor oluyordu. Doktora bazen tercüman ya da Hollandaca bilen arkadaşla gidiyorduk bazen de yalnız gitmek zorunda kalıyorduk ve işaret ederek derdimizi anlatmaya çalışıyorduk." ifadesini kullandı.

"Bu kadar kalacağımı bilseydim kendimi yıpratmazdım"

Samsun'da lastik ayakkabı üretilen bir fabrikada torna ustası olarak çalıştıktan sonra meslek sınavlarına girerek Hollanda'ya kısa süreliğine geldiğini ifade eden Gelçetin, şunları anlattı:

"İlk zamanlarda geri döneceğiz diye fabrika dışında akşam ve hafta sonları temizlik işlerinde çalıştık. Bu kadar uzun süre kalacağımı bilseydim oralarda çalışıp kendimi yıpratmazdım. Hollanda'ya geldiğimin ikinci senesi izine gideceğim sırada fabrika müdürüne çoluk çocuğum memlekette artık ben Hollanda'ya geri gelmeyeceğim dediğimde ailemi getirebilmem için bana bir ev ayarladılar. Ben de o sene ailemle Leiden'e geldim ve iki hafta başkasının evinde kaldık. Evi tamir edip oturulur hale getirdikten sonra yerleştik ve geliş o geliş hala aynı evde oturuyorum."

Gelçetin, ailesiyle iki yıl Hollanda'da kaldıktan sonra torna makinesi hayalini gerçekleştirip Sinop'ta dükkan açarak arkadaşına teslime ettiğini ve ailesini orada bırakıp Hollanda'ya döndüğünü söyledi.

Dükkanı iki yıl sonra satmak zorunda kaldığını duygulanarak anlatan Gelçetin, dükkan kapandıktan bir yıl sonra ise ailesini ikinci kez Hollanda'ya getirdiğini dile getirdi.

"Uçağın üstünde gitmezsek altında gideceğiz"

Türklerin eskiden çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle çok sevildiğini, hala kendisine fabrikadakilerden selam geldiğini anlatan Gelçetin, şöyle devam etti:

"Bir defasında çarşıdan eve gidiyordum, arabanın kayışı gevşek olduğu için kalkışta çok ses çıkarıyordu. Bu arada polis peşime takıldı, o sırada kemerim de bağlı olmadığı için bir yandan kemeri takarken araba sallandı biraz ve polis arabayı otobüs durağına çektirdi. Alet getirdiler üflemem için, beceremedim de üflemeyi, polis 'sarhoş değilsin ama arabayı titretiyordun', dedi. 'Sizi görünce kemeri takmaya çalıştım', deyince 'doğru söylüyorsun', deyip güldüler, devam ettim."

Gelçetin, artık Türkiye'ye geri dönmenin zamanı geldiğine işaret ederek "Çoluk çocuk artık büyüdü ve herkes evlendi. Uçağın üstünde gitmezsek altında gideceğiz, mutlaka döneceğiz nasip olursa." dedi.

"Trafiğe alışmak kolay olmadı"

İlk geldiklerinde kısa bir süre fabrikaya otobüsle gittikten sonra bisiklet kullanmaya başladıklarını fakat trafiğe alışmanın kolay olmadığını kaydeden Gelçetin, “Bir arkadaş fabrikaya gitmek için bisiklete biniyor ve lambalardan sağa dönmesi gerekiyor. Sağa işaret vermek için elini bıraksa düşecek, o da düşmemek için ayağıyla sağa işaret veriyor ve yandan gelen araba buna çarpıyor ve yere düşüyor. Hastaneye beraber giden Hollandalı şoför biz de oraya geldikten sonra, 'ben 20 yıldır araba kullanıyorum ve ilk defa böyle işaret veren birini görüyorum' dedi." ifadesini kullandı. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum