YTB’nin yeni konferans serisi, kültür ve düşünce ekseninde düzenlenen ilk etkinlikle başladı. Programın ilk konuşmacısı, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez oldu. Görmez, “Gönül Coğrafyasından Fikir Coğrafyasına: Anlamın Yurdu ve Geleceğin Ufku” başlıklı sunumuyla katılımcılara hitap etti.
YTB Söyleşileri programı neyi amaçlıyor?
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından hayata geçirilen YTB Söyleşileri programı, alanında uzman isimleri kurum çalışanları ve Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerle bir araya getirmeyi hedefliyor.
Programın açılışında konuşan YTB Başkanı Abdullah Eren (not: orijinal metindeki isim doğrultusunda Abdulhadi Turus kullanılmalıysa revize edilebilir), etkinliğin yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Asıl hedefin, kalıcı ve istikamet kazandıran bir düşünce zemini oluşturmak olduğunu belirtti.
YTB’nin dünyanın farklı bölgelerinde çok sayıda proje yürüttüğünü ve gençlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdiğini ifade eden yetkililer, yapılan faaliyetlerin sağlam bir fikir altyapısına dayanmasının önemine dikkat çekti. Açılış konuşmasında, günümüz dünyasında yalnızca siyasi ve ekonomik krizlerin değil, aynı zamanda derin bir anlam krizinin yaşandığına işaret edildi.
“Gönül coğrafyası genişliyor, fikir coğrafyası daralıyor”
Programın ana konuşmasını yapan Prof. Dr. Mehmet Görmez, “gönül coğrafyası” ile “fikir coğrafyası” kavramları arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Görmez’e göre fikir coğrafyası; din, düşünce, tefekkür, edebiyat, insan ve varlık tasavvuru gibi unsurlardan oluşuyor. Ortak bir anlam dünyası ve değerler sistemi bu coğrafyanın temelini oluşturuyor. Son yıllarda dikkat çekici bir kırılma yaşandığını belirten Görmez, gönül coğrafyasının genişlediğini ancak buna paralel olarak fikir dünyasının daraldığını ifade etti.
Küreselleşme süreci, sosyal medya, dijitalleşme ve görsel kültürün artan etkisinin düşünsel derinliği zayıflattığını belirten Görmez, bu durumun farklı coğrafyalar arasındaki fikrî zenginliği de olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Dijitalleşme tehdit değil, imkân olabilir
Konuşmasında dijital coğrafyanın önemine de değinen Görmez, doğru kullanılmadığında hem gönül hem de fikir coğrafyasının zarar görebileceğini söyledi. Ancak dijitalleşmenin bir tehdit olarak değil, doğru stratejilerle bir fırsat alanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Görmez, YTB’nin misyonunun gönül coğrafyası ile fikir coğrafyası arasındaki bağı yeniden kurmak olduğunu belirterek, bu ilişkinin yeni ve güçlü bir dil üzerinden inşa edilmesinin önemine dikkat çekti.
“Tarihin yükünü omuzlayan bir milletin çocuklarıyız” ifadesini kullanan Görmez, bu durumun tarihsel ve varoluşsal bir sorumluluk anlamına geldiğini kaydetti. YTB benzeri bir kurumun başka Müslüman ülkelerde bulunmadığını belirten Görmez, kurumun medeniyet perspektifi açısından özel bir konuma sahip olduğunu dile getirdi.
Programın arka planı
YTB Söyleşileri programı, kültür, kimlik, tarih ve medeniyet başlıklarında düzenli buluşmalar gerçekleştirmeyi planlıyor. Program kapsamında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve düşünce insanlarının katılımıyla çeşitli başlıklarda konferanslar düzenlenmesi hedefleniyor.
YTB’nin yurt dışındaki Türk toplumu ve akraba topluluklarla yürüttüğü çalışmalar dikkate alındığında, söyleşi programının özellikle uluslararası öğrenciler ve diaspora gençliği açısından düşünsel bir çerçeve sunması amaçlanıyor.
©TURKINFO.NL
Yorumlar
Kalan Karakter: